Sektörde Haber

Sektörde Haber

Öne Çıkan Haberler

ABD ve İran'dan karşılıklı açıklamalar
Dünya

ABD ve İran'dan karşılıklı açıklamalar

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "Savaşa tamamen hazırız. Aynı zamanda diplomasiye de hazırız." dedi. ABD Başkanı Donald Trump ise, bu hafta daha fazla görüşme olabileceğini söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD televizyon kanalı NBC'ye konuştu. Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma teklifini kamuoyu önünde reddetmesinin ardından ülkesinin ABD ile yeniden savaşa girmeye hazır olduğunu ancak diplomasiden henüz vazgeçmediğini söyledi.  İranlı bakan, NBC News'in "Meet the Press" programında yaptığı açıklamada, "Savaşın yeniden başlamasına tamamen hazırız. Yeni bir saldırı karşısında, bu kıyamet savaşı anlamına gelse bile kararlı duruyoruz. Aynı zamanda diplomasiye de hazırız. Seçim Başkan Trump'a bağlı." dedi.   "DİPLOMASİYE DÖNMEMEMİZ İÇİN HİÇBİR NEDNE YOK"   Trump'ın kamuoyuna yaptığı açıklamalara rağmen teklifin arabulucular aracılığıyla İran'a hâlâ resmi olarak iletilmediğini söyleyen Abbas Arakçi, İran'ın çatışmayı sona erdirecek bir anlaşmanın parçası olarak boğazı yeniden açmaya hazır olduğunu tekrarladı. İran Dışişleri Bakanı, "Bunun karşılığında yasadışı şekilde dondurulan paramızın ve varlıklarımızın serbest bırakılmasını istiyoruz. Petrolümüzü satabilmek istiyoruz" şeklinde konuştu.   Diplomasiye vurgu yapan Arakçi, "Bize sorarsanız diplomasiye dönmememiz için hiçbir neden yok. Hala diplomasi için çaba gösteriyorum, çünkü barış için hiçbir fırsatı kaçırmamamız gerektiğini düşünüyorum"  ifadelerini kullandı.   ABD'deki ara seçimlerle ilgilenmediklerini vurgulayan Arakçi, "Biz ulusal çıkarlarımızla ilgileniyoruz" dedi.   TRUMP: BU HAFTA İRAN'LA DAHA FAZLA GÖRÜŞME YAPILMASINI BEKLİYORUM   ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan haber sitesi Axios'a İran'a yönelik açıklamalar yaptı. Telefonla bağlanarak röportaj veren Trump, "Bu hafta İran'la daha fazla görüşme yapılmasını bekliyorum. Anlaşma yapmak istiyorlar ancak bu, benim yapmak istediğim anlaşma değil. Bu, belki bir yıl önce kabul etmiş olabileceğimiz bir anlaşma. Fazla ileri gittiler." ifadelerini kullandı.   İran'a yönelik saldırıların yeniden başlatılmasını düşünüp düşünmediği sorulan Donald Trump, "Bunu her zaman düşünüyorum" cevabını verdi.   İRAN, KATAR ARACILIĞIYLA ABD'YE PLAN SUNMUŞTU   İran, bu hafta New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında arabulucu Katar aracılığıyla ABD'ye iletilen planın parçası olarak Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmayı ve küresel petrol ticareti açısından kritik öneme sahip boğazdan normal deniz geçişini 7 gün içinde yeniden başlatmayı teklif etmişti. Trump, dün bu teklifi reddettiğini söyleyerek, "Tekliflerini reddettim. Çok ağır kaybettikleri için Boğaz'ı derhal açacakları bir anlaşma yapmak istiyorlar" demişti. Katarlı arabulucuların bugün İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile ayrı ayrı görüşmesi bekleniyor.

28 Eylül 2026

Uzay diplomasisi. Çin, Pakistan'ı yörüngeye taşıyor
Dünya

Uzay diplomasisi. Çin, Pakistan'ı yörüngeye taşıyor

Çin, Pakistan'la süren işbirliğini uzaya taşıyor. Pakistanlı iki astronot adayı pilot, Tiangong uzay istasyonunda görev yapacak ilk yabancı olmak için eğitim alıyor, Çince öğreniyor. Pakistan ve Çin, son yıllarda ilerlettikleri diplomatik ve askeri ilişkilerini bir adım öteye taşıyor.   Çin'in ABD'yle rekabetinin en önemli sahalarından biri olan uzay yarışına Pakistan'ı da dahil etti. Çin Ulusal Uzay İdaresi (CNSA), tarihte bir ilki gerçekleştirerek Tiangong uzay istasyonuna yabancı bir astronot gönderecek.   Bu görev çerçevesinde astronot adayı iki Pakistanlı pilot, Pekin'deki Çin Astronot Araştırma ve Eğitim Merkezi'nde eğitimden geçiyor. Çince öğrenen Pakistanlı pilotlar santrifüj testlerine giriyor ve ağırlıksız ortamda yemek yeme, uyuma ve ekipman tamir etme eğitimleri alıyor. Pakistan Uzay ve Üst Atmosfer Araştırma Komisyonunda (SUPARCO) insanlı uzay uçuşları işbirliğini yöneten Amer Gilani, eğitime alınan pilotlar Zeeshan Ali ve Khurram Daud'un 2019'da iki ülke tarafından planlanan görev için Pekin'de aylardır eğitim gördüğünü söyledi.   İki pilottan hangisinin uzaya gönderileceği veya görevin ne zaman gerçekleştirileceği açıklanmadı. Ancak Gilani, nihai astronot seçiminin ekim ayının ortası ile sonu arasında yapılmasının beklendiğini söyledi. Planlamaya göre seçilecek pilot, fırlatmadan önce Pakistan'a dönmeyecek. Gilani, pilotun Çin'deki eğitiminden doğrudan uzaya gönderileceğini ve Dünya'ya dönüşünün ardından toparlanma sürecini tamamladıktan sonra ülkesine döneceğini ifade etti.   İki pilot, başlangıçta Pakistanlı pilotlar ve bilim insanlarından oluşan havuzdan seçilen yaklaşık 20 finalist arasından belirlendi. Adaylar tıbbi uygunluk ve psikolojik dayanıklılığın yanı sıra, SUPARCO Yapay Zeka Direktörü Uzair Ansari'ye göre az sayıda bilim insanının sahip olduğu G kuvvetlerine dayanıklılık kriteri açısından da değerlendirildi.   Seçilecek pilot, uzaya çıktığında "yük uzmanı" unvanını taşıyacak. Ansari'ye göre bu ifade, astronotluk terminolojisinde görevinin uzay aracını kullanmak yerine yörüngede Pakistan'ın bilimsel deneylerini yürütmek olduğu anlamına geliyor.   Yuri Gagarin'in 1961'de gerçekleştirdiği ilk uzay uçuşundan bu yana yaklaşık 50 ülkenin vatandaşları uzaya çıktı. Ancak yalnızca üç ülke — Rusya, ABD ve Çin — kendi insanlı uzay araçlarını fırlattı. Çin'in Pakistan'a yaptığı davet, ülkenin ilk kez yabancı bir astronotu uzaya taşıması anlamına geliyor.

28 Eylül 2026

Fransa'da aşırı sağcılar ilk kez Senatoda grup kuracak
Dünya

Fransa'da aşırı sağcılar ilk kez Senatoda grup kuracak

Fransa'daki kısmi Senato seçimlerinde merkez sağcılar sandalye çoğunluğunu muhafaza etti, aşırı sağcılar ilk kez grup kurmak için yeterli senatör sayısına ulaştı. Fransa'da parlamentonun üst kanadı Senatoda görev yapan 348 senatörden 178'inin yenilendiği kısmi seçimlerde kesin olmayan sonuçlara göre birçok merkez sağcı siyasetçi yeniden senatör seçilirken aşırı sağcılar sandalye sayısını artırdı.   Yeni seçilen senatörlerle birlikte Senatodaki yeni sandalye dağılımında 125 sandalye ile merkez sağcı Cumhuriyetçiler (LR) Partisi başı çekiyor.   Merkez sağ akımından Merkezci Birlik Grubu'nun (UC) 57 senatörünün bulunduğu Senatoda Sosyalist Partinin (PS) önderlik yaptığı Sosyalist Grubu, 63 sandalyeyle en kalabalık ikinci grubu oluşturuyor.   Senatoda merkez sağcı Bağımsızlar, Cumhuriyet ve Topraklar Grubu'nun 21 ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un partisi Rönesans'ın da olduğu Demokratlar, İlericiler ve Bağımsızlar Grubu'nun (RDPI) 17 sandalyesi bulunurken Komünist Grubu'nun 19 senatörü yer alıyor.   Avrupa Demokratik ve Sosyal Birlik Grubu, Çevreciler Grubu ve aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Partisi, Senatoda aynı sandalye sayısına ulaşırken her biri 14 senatör tarafından temsil ediliyor.   Ayrıca Senatodaki 4 sandalyeyle ilgili sonuçlar henüz bilinmiyor.   Kısmi Senato seçimlerinin sonuçlarının ve partilere göre sandalye dağılımının gelecek saatlerde netleşmesi öngörülüyor. MERKEZ SAĞ, SENATODAKİ ÇOĞUNLUĞUNU SÜRDÜRÜYOR Merkez sağcılar, tıpkı Eylül 2023'teki kısmi seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerle de Senatodaki çoğunluğunu muhafaza etti.   LR Partisi'nin 2027'de düzenlenecek cumhurbaşkanı seçimlerindeki adayı Bruno Retailleau, Vendee ilinde yeniden senatör seçildi.   AŞIRI SAĞCILAR İLK DEFA SENATODA GRUP KURACAK   Fransa'da aşırı sağcılar, oluşturdukları ittifak sayesinde ilk defa Senatoda grup kurmak için gereken 10 sandalye sayısını aştı.   RN Partisi lideri Jordan Bardella, ABD merkezli X hesabından yaptığı açıklamada, tarihinde ilk kez RN Partisinin, müttefiki aşırı sağcı Cumhuriyet için Haklar Birliği (UDR) Partisi ile Senatoda grup kuracağını duyurdu.   Bardella, Senatoda kuracakları grubun, ülkenin unutulan kesimlerinin ve Paris'te alınan büyük kararlardan uzak kalan belediye başkanlarının sesi olacağını belirtti.   RN Partisinin cumhurbaşkanı adayı Marine Le Pen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, partileri için "tarihi galibiyet" olarak nitelendirdiği seçimlerin sonuçlarının, umduklarının da ötesinde olduğunu ifade etti. SOSYALİSTLER VE ÇEVRECİLER , SEÇİM ANLAŞMALARINA ÇOĞUNLUKLA UYDU   PS ve çevreci Yeşiller (EELV) Partisine üye olan büyük seçmenler, iki parti arasında seçimler kapsamında varılan anlaşmalara çoğunlukla sadık kaldı.   İki turlu seçimlerin düzenlendiği illerde sosyalistler ve çevreciler, ilk turda en yüksek oy alan adayların listelerini ikinci turda destekledi.   Bu partiler arasındaki anlaşmalardan muaf olan solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Partisi, ikinci tura kaldığı illerde aday listelerini geri çekmedi. İKİ PARTİ ARASINDAKİ ANLAŞMAZLIK, SOLCULARA BİR SANDALYE KAYBETTİRDİ   LFI Partisinin yurt dışındaki Fransızları temsil etmek için aday gösterdiği Martha Pecina, 3 oy farkla senatör seçilemedi.   LFI Parti Koordinatörü Manuel Bompard, Pecina'nın mağlubiyetine ilişkin ABD merkezli X hesabından yaptığı açıklamada, çevrecilerin, EELV ile LFI partileri arasında ortak liste yapmayı reddetmesinin, solcuların sağcıların karşısında bir sandalye kaybetmesine neden olduğunu belirtti.   Bompard, Pecina'nın yarıştığı sandalyeyi kazanması için 3 oya, EELV Partisinin adayının ise aynı sandalye için 20 oya ihtiyacının olduğunu bildirdi.   Yeşiller Partisinden yapılan yazılı açıklamada, birçok çevrecinin Pecina'nın listesini desteklediği kaydedildi, LFI Partisinin uzatılan eli geri çevirmesiyle bu sandalyenin sağcılara hediye edildiği savunuldu.   LFI PARTİSİ İLK KEZ SENATODA TEMSİL EDİLECEK   Rhone ilinde LFI'nin senatör adayı Gabriel Amard, Haute-Garonne'da ise LFI, çevrecilerin ve solcuların desteklediği ortak aday Marc Pere senatör seçildi.   İlk defa LFI Partisinin desteklediği iki aday, Senatoda sandalye kazandı.   Parlamentonun üst kanadında 1 Ekim'de düzenlenecek seçimlerde Senatonun yeni başkanının belirlenmesi bekleniyor. Senato başkanı 3 yıllığına seçiliyor. KISMİ SENATO SEÇİMLERİ   Fransa'da bir senatör 6 yıllığına seçiliyor, uygulanan sistemle her 3 yılda bir Senatonun bir bölümü yenileniyor.   Seçime Paris'teki tarihi Lüksemburg Sarayı'nda 6 yıllığına senatör olmak için 1686 aday başvurmuştu.   Milletvekillerinin halk tarafından seçildiği ülkede Senato seçimlerinde sadece "seçilmişlerden" oluşan "büyük seçmenler" oy kullanabiliyor.   Bu kişiler, senatör adaylarının yarıştığı seçim bölgesindeki seçilmişlerden oluşuyor. Aralarında parlamenterler, bölge, il ve belediye meclislerinin üyeleri yer alıyor.

28 Eylül 2026

ABD ve Çin'den 60 milyar dolarlık hamle. Ticaret savaşı bitti mi?
Dünya

ABD ve Çin'den 60 milyar dolarlık hamle. Ticaret savaşı bitti mi?

ABD ve Çin liderler zirvesinin ardından karşılıklı olarak 60 milyar dolarlık ticarette gümrük tarifelerini indirme kararı aldı. ABD ve Çin, iki ülke arasındaki ticarette karşılıklı olarak toplam 60 milyar dolarlık üründe gümrük vergilerini düşürme kararı aldı.   Beyaz Saray her iki tarafın 30'ar milyar dolarlık malını kapsayan listeleri yayımlarken, vergi indirimlerinin kesin oranları ve uygulama takvimi henüz netleşmedi.   Geçen hafta ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Washington'da zirve gerçekleştirmişti.   AFP ajansının haberine göre Beyaz Saray, Şi'nin ziyareti sonrası "hassas olmayan mallar" kategorisindeki ürünlere daha avantajlı tarife uygulanması yönünde tavsiye kararı alındığını duyurdu. Pekin yönetimi de mutabakatı doğruladı.   İki ülke, gümrük vergilerinin bir dönem yüzde 100'ün üzerine çıktığı misilleme sürecinin ardından ilk kez geçen yıl Güney Kore'deki liderler zirvesinde ticaret ateşkesine varmıştı.   ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, süresi kasım ayında dolması planlanan bu uzlaşmanın 10 Ocak tarihine kadar uzatıldığını bildirdi.   Çin Ticaret Bakanlığı, ticaret ateşkesinin iki ay uzatılmasının her iki tarafa ekonomik sorunları çözme planını değerlendirme fırsatı vereceğini belirtti. Açıklamada, bu adımın şirketler arası işbirliği için öngörülebilir bir ortam sağlayacağı kaydedildi.   ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, ABD-Çin Ticaret Heyeti bünyesinde varılan uzlaşmanın, ABD'nin Çin'e yaptığı ihracatın yaklaşık yüzde 30'u için pazar erişimini genişleteceğini söyledi. HANGİ ÜRÜNLERE VERGİ İNDİRİMİ GELECEK? Washington yönetiminin yayımladığı listeye göre ABD; havai fişekler, Noel süsleri ve ağaç ışıkları, yapay çiçekler, ev eşyaları, çocuk oto koltukları, oyuncaklar, spor malzemeleri, sofra takımları, battaniyeler, çarşaflar, kahve makineleri ve ekmek kızartma makineleri gibi küçük ev aletlerini içeren 77 ürün kategorisinde gümrük vergilerini düşürmeyi planlıyor.   Çin'in ithalat listesi ise mısır, buğday, sorgum, et ürünleri (sığır, domuz, kümes hayvanları), deniz ürünleri, süt ürünleri, bitkisel yağlar ve küspeler, viski, tıbbi cihazlar, kozmetik ürünleri, tomruk ve ahşap ürünleri ile kömürü kapsayan 1600'den fazla Amerikan malını içeriyor.   Öte yandan Reuters ajansının haberine göre ABD'nin Çin'e en büyük tarımsal ihraç kalemi olan soya fasulyesi, Pekin'in açıkladığı tarife indirimi listesinin dışında kaldı.   ABD menşeli soya fasulyesi Çin pazarında halen yüzde 10 ek gümrük vergisine tabi tutuluyor. Sektör temsilcileri bu vergi yükünün özel sektör kırma tesisleri için karşılanması güç bir maliyet yarattığı uyarısını yapıyor.   Pekin yönetimi, geçen yıl varılan mutabakat kapsamında yıllık 25 milyon tonluk alım taahhüdü çerçevesinde ABD'den büyük ölçekli soya fasulyesi alımını sürdürüyor.   Çin'in devlete ait tarım şirketleri Sinograin ve COFCO, Beyaz Saray'ın açıkladığı yıllık kotanın yaklaşık yarısına denk gelen 12 milyon tondan fazla Amerikan soya fasulyesi satın aldı.   Pekin'in soya fasulyesi dışındaki tarım ürünlerinde vergi indirimine gitmesi, Beyaz Saray'ın öne sürdüğü yıllık 17 milyar dolarlık tarım ürünü satın alma taahhüdünü karşılama adımı olarak görülüyor.   Çin tarafı henüz bu hacimdeki satın alma hedefini resmi olarak doğrulamadı. ENERJİ, YAPAY ZEKA VE FİNANS ADIMLARI Zirvede varılan bir diğer uzlaşmaya göre Çin, 2027 ve 2028 yıllarında ABD'den yılda en az 10 milyon metrik ton kömür ithal edecek.   Bu miktar Çin'in yıllık kömür ithalatının yaklaşık yüzde 2'sine denk geliyor. Listede sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ve petrol ise yer almadı.   Çin Ticaret Bakanlığı, Amerikan kömürü ithalatının iç piyasayı destekleyeceğini ve ABD kömür sektörüne gelir ile istihdam sağlayacağını açıkladı. İki ülke ayrıca yıl sonundan önce toplanacak bir tarım çalışma grubu kurma kararı aldı.   Liderler yapay zeka alanında olası olaylar için doğrudan iletişim kanalı kurulması ve kasım ayı sonuna kadar takip diyaloğu yürütülmesi konusunda da anlaştı.   Çin yönetimi ayrıca ABD sermayeli kuruluşlar dahil yabancı finansal hizmet şirketlerinin ülkede şube açma ve faaliyet yürütme izinlerini inceleyip onaylayacağını duyurdu. İki ülke arasındaki doğrudan uçuşların artırılması için temasların süreceği açıklandı.   Zirve kararlarına rağmen Çin borsalarında pazartesi günü sert düşüşler yaşandı.   Yatırımcıların somut ayrıntıları yetersiz bulması ve ABD Kongresi'nde Çin menşeli bileşenlerin veri merkezlerinden yasaklanmasına yönelik iki partinin ortak girişiminin teknoloji hisselerini baskılamasıyla Şanghay ve Shenzhen borsalarını izleyen gösterge CSI300 endeksi yüzde 2'den fazla gerileyerek bir yılın en düşük seviyesine indi.

28 Eylül 2026

Almanya'da Sol Partili Elif Eralp'ten, İçişleri Bakanı Dobrindt hakkında suç duyurusu
Dünya

Almanya'da Sol Partili Elif Eralp'ten, İçişleri Bakanı Dobrindt hakkında suç duyurusu

Almanya'nın başkenti Berlin'de zafer kazanan Sol Parti'nin eyalet başbakanı adayı Elif Eralp ve partisinin Berlin teşkilatı, İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt hakkında suç duyurusunda bulundu. Almanya'nın başkenti Berlin'de Sol Parti'den (Die Linke) eyalet başbakanı olmaya hazırlanan Elif Eralp'in avukatı Jasper Prigge basına yaptığı açıklamada, suç duyurusunun gerekçesini Dobrindt'in, ZDF televizyonunda yayımlanan programda Eralp'i Yahudi karşıtı (antisemit) olarak nitelendiren bir ifadeyi benimsemesi olarak gösterdi.   Prigge, söz konusu ifadenin Alman Ceza Kanunu kapsamında "iftira" ve "hakaret" suçlarını oluşturduğunu ifade etti. MODERATÖR KENDİ  DİL SÜRÇMESİNİ DÜZELTTİ, DOBRINDT ISRAR ETTİ   24 Eylül'de yayımlanan programda Dobrindt ile Sol Parti (Die Linke) Federal Meclis Grup Başkanı Heidi Reichinnek arasında yaşanan tartışma sırasında araya giren programın sunucusu Maybrit Illner, Eralp hakkında konuşurken dil sürçmesiyle "Elif Eralp, kendisinin antisemit olduğunu söylüyor" ifadesini kullandıktan hemen sonra sözlerini düzelterek "O antisemit değil." dedi ancak bunun üzerine Dobrindt, "Hayır, öyle" şeklinde karşılık verdi. “GERÇEKTEN SON DERECE  İĞRENÇ”   Reichinnek, Dobrindt'in sözlerine sert tepki göstererek bunu "gerçekten son derece iğrenç" olarak nitelendirdi.   Eralp'in avukatı Prigge, Dobrindt'in program sunucusunun dil sürçmesini kendi görüşüymüş gibi benimsediğini, Dobrindt'in Eralp'in Yahudi karşıtı olduğu yönünde yanlış bir olgusal iddiada bulunduğuna işaret ederek, bunun iftira ve hakaret kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.   Suç duyurusunda, Eralp'in Yahudi karşıtı  olarak nitelendirilmesinin siyasi faaliyetleri açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği, bu tür bir ifadenin onun siyasi itibarına zarar verebileceği ve Berlin'de hükümet kurulması sürecini etkileyebileceği kaydedildi.   ERALP'İN SEÇİM BAŞARISI   Eralp'in başbakan adayı olduğu Sol Parti, 20 Eylül'de Berlin'de yapılan Eyalet Meclisi seçimlerinde yüzde 25,7 oy oranı ile birinci parti olmuştu.   Eralp, seçimlerin ardından Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller ile üçlü koalisyon kurarak Berlin'in eyalet başbakanı ve belediye başkanı olmayı hedefliyor. ELİF ERALP'E YÖNELİK YAHUDİ KARŞITLIĞI SUÇLAMALARI KAMPANYAYA DÖNÜŞTÜ Elif Eralp aleyhinde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yönelik eleştirileri nedeniyle Almanya'da antisemitizm suçlaması kampanyası yürütüldüğü de daha önce haberlere konu olmuştu.

28 Eylül 2026

Daha Fazla Haber

Irak Başbakanı Zeydi, silahların devletin kontrolünde toplanması için yasa tasarısı talimatı verdi
Dünya

Irak Başbakanı Zeydi, silahların devletin kontrolünde toplanması için yasa tasarısı talimatı verdi

Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi, silahların yalnızca devletin kontrolünde bulunmasını öngören yasa tasarısının hazırlanması talimatını verdi.

12 Ağustos 2026

Brent petrolün varili 89,56 dolardan işlem görüyor
Dünya

Brent petrolün varili 89,56 dolardan işlem görüyor

Brent petrolün varili uluslararası vadeli piyasalarda 89,56 dolardan işlem görüyor.

12 Ağustos 2026

Belçika'da ülke geneli sıcak hava alarmı verildi
Dünya

Belçika'da ülke geneli sıcak hava alarmı verildi

Belçika'da sıcaklıkların yeniden yükselmesi nedeniyle ülkenin tamamında pazar gününe kadar sıcak hava alarmı verildi.

12 Ağustos 2026

Avrupa'yı bu yaz kavuran sıcak hava dalgalarının daha yoğun ve sık görüleceği tahmin ediliyor
Dünya

Avrupa'yı bu yaz kavuran sıcak hava dalgalarının daha yoğun ve sık görüleceği tahmin ediliyor

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) İklim Bilgi Birimi Başkanı John Kennedy, Avrupa'da bu yıl birden fazla kez etkili olan kavurucu sıcakların daha sık ve şiddetli olarak görülmesini beklediklerine dikkati çekerek, bu durumun insan ve doğal sistemler üzerinde geniş etkisi bulunduğunu söyledi.

12 Ağustos 2026

ABD ve İran ateşkesi uzatmak için anlaştı
Dünya

ABD ve İran ateşkesi uzatmak için anlaştı

Pakistan hükümeti kaynaklarına göre ABD ve İran, gelecek hafta dolacak 60 günlük ateşkes süresini uzatma konusunda anlaşmaya vardı. Anlaşmanın, taraflar arasında yürütülen müzakerelere zaman kazandırması bekleniyor.

12 Ağustos 2026

Akdeniz'de ortaya çıkan istilacı türler balık pazarını kökten değiştirebilir
Dünya

Akdeniz'de ortaya çıkan istilacı türler balık pazarını kökten değiştirebilir

Yabancı türdeki deniz canlıları Akdeniz'deki ekosistemi yeniden şekillendirirken, balıkçılık sektörü için hem tehditler hem de yeni fırsatlar doğuruyor. Kıbrıs Bilim, Edebiyat ve Sanat Akademisi tarafından 11 ülkeden bilim insanlarının araştırmalarına dayanarak derlenen son bir araştırmaya göre, Akdeniz'e her iki haftada bir yeni bir deniz canlısı türünün girdiği tahmin ediliyor. Rapora göre, Akdeniz'de toplamda 1000'den fazla yabancı tür bulunuyor. Bu sayı, Avrupa Çevre Ajansı'nın 2012-2017 döneminde yaptığı başka bir çalışmada sayılan 800'den az türe kıyasla önemli bir artış gösteriyor.   Uzmanlar, Kızıldeniz ve ötesinden gelen tropikal yeni türlerin yerli türlerin yerini aldığını, besin zincirlerini yeniden şekillendirdiğini ve balıkçılığı tehdit ettiğini açıkladı.   Bu durum, rekor sıcak dalgalarına, orman yangınlarına ve kuraklığa neden olan iklim değişikliğinin bu yaz Avrupa'da karada yarattığı tahribatın bir başka göstergesi olarak öne çıkıyor. Küresel okyanusun sadece yüzde 0,8'lik kısmını oluşturan Akdeniz'in, bazı tahminlere göre dünyanın deniz türlerinin yüzde 18'ine kadarını barındırmasından dolayı bu bölgede ortaya çıkan istilacı tür çevrecileri endişelendiriyor.   İstilacı türlerin etkisini azaltmanın yollarını araştıran Kıbrıs merkezli Deniz ve Çevre Araştırma (MER) laboratuvarında görevli deniz bilimci Periklis Kleitou, "Özellikle 2000 yılından bu yana çok büyük çaplı değişiklikler yaşandı" dedi.   Kleitou, "Deniz ortamında yabancı türlerin giderek çoğaldığını ve baskın hale geldiğini, ne yazık ki yerli türlerin ise azaldığını görüyoruz." diyerek sözlerine eklemede bulundu. BİYOÇEŞİTLİLİĞİN AZALMASI EKONOMİYİ ETKİLİYOR Bilim insanlarına göre, yerli balıklar ve kabuklulara karşı doymak bilmez bir iştahı olan aslan balıklarının Akdeniz'de bilinen bir avcısı yok.   MER, Kıbrıs çevresinde, aslan balıklarını ve mavi yengeçleri cezbetmek, diğer türlerin ise kaçmasına izin vermek üzere tasarlanmış seçici tuzakları test ediyor.   Yunanistan'da giderek yaygınlaşan istilacı türler deniz ekosistemlerini bozuyor. Yunan Deniz Araştırmaları Merkezi araştırma direktörü Paraskevi Karachle'ye göre, son on yıllarda 230'dan fazla tür Yunan sularına girdi.   Yeni gelenler ekosistemi farklı şekillerde bozuyor. Karachle'nin belirttiğine göre, tavşan balıkları yoğun olarak alglerle beslenerek su altında verimsiz alanlar oluşturuyor ve Akdeniz'in yerli otçul balıklarıyla rekabet ediyor.   Zehirleri insanlar için ölümcül olabilen bir etobur ve gümüş yanaklı kurbağa balığı olarak bilinen Lagocephalus türü balon balığı, diğer deniz canlılarına saldırdığından dolayı ahtapot avlarında azalma raporlarıyla ilişkilendiriliyor. Siyah beneklere sahip olan gümüş rengindeki bu balık, çıkık gözleri ve öne çıkık dişleriyle yırtıcı bir görünüme sahip.   Yunan ve Kıbrıs yetkilileri, bu balon balığı türünü avlamaları için balıkçılara ödül teklif etti.   MER'de görevli deniz biyoloğu Christina Kakoulli, "İstilacı türler denizlerimizi ele geçiriyor ve bu durum yerel biyoçeşitliliği ve ekonomiyi etkiliyor" dedi. TÜRKİYE DE BU YENİ PAZARA UYUM SAĞLIYOR Bilim insanları uyum sağlamanın yollarını arıyor. Ortaya sunulan seçeneklerden biri, tüketicileri yeni balık türlerini yemeye alıştırmak. Aslan balığı, dikenleri çıkarıldıktan sonra güvenle tüketilebilir.   Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve köpekbalıkları ile vatozların kazara yakalanmasını azaltmanın yollarını araştırırken, istilacı türlerin avlanmasını teşvik etmeyi amaçlayan Life Prometheus projesinde MER ile birlikte çalışan şef Petros Yiangou, "Başlangıçta insanlar bu yeni türdeki balıklardan korksa da, ancak şimdi bu lezzetli deniz mahsullerinin yüksek kalitesinin farkına varıyorlar." dedi.   Türkiye ve Lübnan'da oluşan yeni pazarlar balıkçılık sektöründeki yerini alırken, Atlantik mavi yengeçleri de Tunus'ta alıcı bulmaya başladı.   Karachle'nin belirttiğine göre, Yunan deniz araştırmacıları, kirpi balığından elde edilen toksinleri uzaklaştırarak çiftlikte yetiştirilen levrekler için balık unu üretmenin yollarını test ediyor. Diğer araştırmalar ise yabancı türlerin kozmetik, gıda takviyeleri, deri ürünleri ve ağrı kesicilerde olası kullanım alanlarını inceliyor.   Yeni gelen türler için kullanım alanları bulmak, yayılmaları ve etkileri için tek bir tetikleyici nokta bulmaktan daha kolay olabilir. Bilim insanları, durumun sürekli ve uzun vadeli olarak izlenmesi gerektiğini belirtiyor.   Denizin çok karmaşık bir ekosistem olduğunu ifade eden Kleitou, "Aynı anda etkileşim halinde olan çok sayıda karıştırıcı değişken var." dedi.

12 Ağustos 2026

Küba'da dramatik değişim
Dünya

Küba'da dramatik değişim

ABD'li şirketlerin Küba'daki özel işletmelere yakıt satmasına izin veren muafiyet, ülkede karaborsayı hareketlendirirken toplumsal yaşamda dramatik değişimlere yol açıyor. Küba'ya uygulanan abluka 60 yıldı devam ederken devlet kontrolündeki enerji sektöründe özel sektörün ve karaborsanın payı hızla büyüyor.   ABD'nin uyguladığı ambargo kapsamındaki istisna, Amerikan şirketlerinin Küba'daki özel işletmelere yakıt ihraç etmesine imkan tanıyor. Bu da, ülkede hem yasal toptan satışları hem de kontrolsüz bir karaborsayı beraberinde getirdi. Geleneksel tedarikçiler Venezuela ve Meksika'dan yapılan petrol sevkiyatlarının kesilmesi ve ABD devriyelerinin adaya ulaşan tankerleri engellemesi, Küba'da kamu ulaşımı, sağlık ve eğitim gibi temel kamy hizmetlerini olumsuz etkiledi.   Ancak ABD Ticaret Bakanlığının sağladığı muafiyet sayesinde şubat ve mayıs ayları arasında adaya yaklaşık 900 bin varil ABD yakıtı ulaştı.   Bu miktar, 1959 devriminden bu yana ABD'den Küba'daki özel restoran, perakendeci ve taksilere yapılan ilk önemli yakıt sevkiyatı oldu. Reuters'ın haberine göre ithal edilen yakıt; elektrik kesintilerinde jeneratörleri, su pompalarını ve özel araçları çalıştırarak hayatı belirli kesimler için kolaylaştırsa da halk arasındaki gelir adaletsizliğini artırıyor.   Küba'da ortalama devlet maaşının ayda yaklaşık 10 dolar seviyesinde bulunması, litresi karaborsada ve yasal toptancılarda yüksek fiyatlara satılan akaryakıtı geniş kitleler için erişilmez kılıyor. Krizle mücadele etmek isteyen Küba hükümeti, şubat ayında özel işletmelere kendi kullanımları için yakıt ithal etme izni verdi.    Haziran ayında ise enerji sektörünü özel ve yabancı yatırımcılara açmayı hedefleyen geniş kapsamlı bir ekonomik reform paketi kabul edildi.   Temmuz ayı sonu itibarıyla yaklaşık 200 özel Küba şirketine diğer özel firmalara toptan yakıt dağıtımı yapma yetkisi verildi.    Hükümet ayrıca yakıt ithalatı ve satışı için ilk yabancı yatırım ortaklığını onayladığını duyurdu. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott, Washington'ın Kübalıların insani ihtiyaçlarını tanıdığını belirterek özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının yakıt ithal edebildiğini doğruladı.   Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel ise ABD'nin uyguladığı ambargoyu eleştirerek ekonomik reformların ABD'yi memnun etmek için yapılmadığını ve ulusal varlıkların kitlesel olarak özelleştirilmeyeceğini vurguladı. Uzmanlar, ABD yakıtının özel sektöre ulaşması için devlet kontrolündeki liman ve depolama tesislerinin kullanılmak zorunda olduğuna ve karaborsaya sızan yakıtın takibinin zorluğuna dikkati çekiyor.   İthal edilen yakıt miktarı adanın toplam enerji ihtiyacının yalnızca küçük bir kısmını karşılasa da Küba'nın onlarca yıllık ekonomik ve sosyal yapısında belirgin dönüşümlere yol açmaya devam ediyor.

12 Ağustos 2026

Yanlış anons ortalığı karıştırdı. Sessizlik 16 dakika sürdü, milli marş çalındı
Dünya

Yanlış anons ortalığı karıştırdı. Sessizlik 16 dakika sürdü, milli marş çalındı

İngiltere'de Kral Charles'ın öldüğünü yanlışlıkla duyuran yerel radyo hakkında inceleme başlatıldı. Olay, bakım sırasında kaydedilmiş hürmet mesajlarının merak sonucu açılmasıyla yaşandı. İngiltere'de yayıncılık faaliyetlerini denetleyen Ofcom, mayıs ayındaki bir yayında Kral 3. Charles'ın hayatını kaybettiğini yanlışlıkla duyuran yerel radyo Radio Caroline'ın yayın ilkelerini ihlal ettiğini bildirdi.   Bir dönem korsan yayın yapan ve günümüzde ağırlıklı olarak rock müzik çalan Radio Caroline, hükümdarın ölümüne ilişkin asılsız mesajları yayına verdikten sonra mayıs ayında kamuoyundan özür dilemişti.   Söz konusu yayında "Majesteleri Kral 3. Charles'ın vefatının ardından duyduğumuz hürmetin bir nişanesi olarak normal yayın akışımızı ikinci bir bildirime kadar durdurmuş bulunuyoruz" ifadesinin yer aldığı aktarıldı.   Mesajın ardından İngiliz milli marşının çalındığı, yaklaşık 16 dakikalık sessizliğin sonrasında ise olağan yayın akışına geri dönüldüğü kaydedildi. Ofcom, sunucunun yayındaki yanlış anonslardan 30 dakika sonra dinleyicilerden özür dilediğini açıkladı.   Yayınla ilgili iki şikayet alan denetleyici kurum, haberdeki "son derece ciddi hatayı" ve bunun düzeltilmesi için geçen "hayli uzun süreyi" iki ayrı kuralın ihlali olarak değerlendirdi.   Söz konusu kurallardan biri haberlerin doğru ve tarafsız olmasını, diğeri ise yayın sırasındaki vahim hataların derhal kabul edilip ekranda veya radyoda düzeltilmesini şart koşuyor. PANİKLEYEREK BİNAYI TERK ETMİŞ Radio Caroline, Ofcom'a verdiği savunmada, uzaktan yayın yapıldığı sırada stüdyo bilgisayarında bakım gerçekleştiren bir personelin, kralın ölümü ihtimaline karşı önceden kaydedilmiş ses dosyalarına eriştiğini belirtti.   Personelin dosyaları "merakından" açtığı, bunun da uzaktaki sunucunun yayın akışını keserek kayıtları doğrudan yayına verdiği aktarıldı.   Ofcom açıklamasında, ne yapacağını bilemeyen görevlinin hatayı fark ettikten sonra "panikleyerek binayı terk ettiği" bilgisine yer verildi. Radyo yönetimi, uzaktaki sunucunun "kendi yayınını internet üzerinden takip etmediği sürece yayından çıktığını fark edemeyeceğini" savundu.   Açıklamada, halen yayında olduğunu düşünen sunucunun telefonunu aktif olarak kontrol etmediği ve hatayı fark eden istasyon çalışanlarının aramalarına hemen yanıt veremediği belirtildi.   Dosyaları yayımlayan personelin uyarıldığını ve özür dilediğini açıklayan istasyon, önceden kaydedilmiş ses dosyalarının stüdyo bilgisayarından tamamen silindiğini duyurdu.

12 Ağustos 2026